Büyük Bir Çarpışma Samanyolu’nu Yıldızlarla Doldurdu


Sadece pencerenizden bakarak elde ettiğiniz verileri kullanarak yaşadığınız yerin haritasını çıkarmaya çalıştığınızı hayal edin. Bir dürbünle yardımıyla bile bu zor bir iş olurdu. Kendi galaksimizin haritasını çıkarmak ise, tıpkı bunun gibi zor bir iştir. Belli bir mesafeden görebildiğimiz diğer galaksilerin aksine, Samanyolu’nun içinde yaşıyoruz. Bunun anlamı, galaksimizin karşı tarafına bakmayı denediğimizde görüş alanımızın çoğu yıldızlar ve toz bulutları nedeniyle kapanır.

Fakat 25 Nisan 2018’de Samanyolu Galaksimiz’in yapılan gözlemleri çok daha netti. ‘Avrupa Uzay Ajansı Gaia Uydusu‘ daha önce hiç olmadığı kadar yüksek bir hassaslıkla 1.3 milyar yıldızın hareketinin,mesafesinin ve pozisyonunun detaylı bir verisini ortaya çıkardı. Şimdi aynı veri, galaksimizin nasıl bu kadar çok yıldızla dolduğuna ilişkin araştırmacıların çalışmalarına yardım etti. Sonuçlar Nature dergisinde yayınlandı.

Samanyolu’ndaki yıldızların konumunun eşi benzeri görülmemiş bir detayla haritasını oluşturmayı deneyen Gaia’nın, Empire State Binası’nın üstündeki bir insan saçı telinin kalınlığını ölçebilecek bir çözünürlüğe sahip.

Garip Hareket Eden Yıldızlar

Bu yeni araştırmanın arkasındaki Hollanda ve Fransa’dan astronom takımı, ‘geriye hareket’ eden  yıldızlar(Galaksideki yıldızların büyük çoğunluğundan farklı yönde hareket eden) keşfetti. Takım, bu yıldızların 10 milyar yıl önce Samanyolu Galaksisi ve başka bir galaksi arasındaki çarpışmadan yayılan ‘enkaz'(yıldızlar) olabileceğinden şüphe ettiler. Bahsedilen isimsiz galaksi, Samanyolu’nun etrafında dönen, daha küçük bir ‘uydu’ galaksi olabilirdi.

10 milyar yıl önce Samanyolu ile çarpıştığı düşünülen galaksinin temsili resmi. Resim:
https://www.universal-sci.com/headlines/2018/11/8/-dramatic-galaxy-collision-filled-the-milky-way-with-stars-astronomers-discover

Galaksi çarpışmaları etkileyici olaylardır. Büyük galaksileri tekrar şekillendirir ve daha küçük galaksileri tamamen yutabilir. Aslında bu daha önceden, Samanyolu’nun kütleçekimi tarafından yakalanan uydu galaksilerin içinde barındırdığı yıldızları Samanyolu’na aktarması şeklinde olmuştu. Ancak 10 milyar yıl astronomi için bile uzun bir süredir. Gökyüzündeki galaksilerin birleşmesinden yayılan ‘enkazı'(yıldız topluluklarını) savuracak kadar uzun bir süre.

Neticede, diğerlerine göre ters bir şekilde dönen yıldızların galaksimizde bulunmasının keşfi bir yandan ilginç bir olayken, bilim insanları bu yıldızların, galaksimizdeki ‘yerli‘ diğer yıldızlarla ortak yönleri olup olmadığından emin değiller. Bunu anlamak için, ters yönde dönen yıldızların kimyasal özelliklerini geri kalan yıldızların özellikleriyle karşılaştırmaya karar verdiler.

Kimyasal İpuçları

Takım, her bir yıldızdaki farklı elementlerin miktarını ölçen APOGEE-2 araştırmasından spektroskopik gözlemleri kullandı. Yıldızlar süpernova olarak patladığında, galaksideki yıldızlararası uzaya saçtıkları ağır metallerin ölçülmesi gerekliydi. Tam olarak hangi elementlerin oluştuğu yıldızın niteliğine bağlıdır. Çoklu helyum atomlarının oluşturduğu ‘Alfa elementleri’ büyük, hızlı bir şekilde evrilen yıldızların patlamasıyla oluşurken, demir elementi iki yıldızın birbiri etrafında döndüğü yıldız sisteminin süpernovaya dönüşmesi halinde oluşur.

Bir galaksideki alfa elementlerinin bir kısmının zamanla azaldığını, aynı zamanda demir miktarının ise arttığını biliyoruz. Samanyolu’nun içindeki yıldızlarla, bu yıldızlara göre ters yönde hareket eden yıldızları karşılaştırarak, geriye hareket eden yıldızların farklı kimyasal oluşuma sahip bir sistemin içinde meydana gelmiş olması çok açıktır. Böylece köken olarak tamamen ayrı bir galaksiden geldikleri ortaya çıkmış oluyor.

Yazarlar, Samanyolu’na çarpan cüce galaksinin ismini “Gaia-Enceladus” koydular ki bizce uygun bir isim. Yunan mitolojisinde Enceladus, Gaia ve Uranüs tanrılarının çocuğuydu. Enceladus, Etna Yanardağı’nın altında gömülü olan, depremlere sebep olan devlerden biriydi.

Benzer bir şekilde Gaia-Enceladus, Samanyolu’nun şuan sahip olduğu uydu galaksilerin(Küçük Macellan Bulutsusu gibi)  çoğuna kıyasla kocamandı. Birleşme esnasından önce, Gaia-Enceladus’un, galaksimizin 3’te 1’i kadar kütleye sahip olması gerektiği öne sürülüyor. Çarpışmayla birlikte, galaksimizin yapısını değiştirerek, içindeki yıldız oluşumlarını tetiklemesiyle Samanyolu’nu bir hayli hareketlendirdiği ortaya çıktı. Dev Enceladus gibi, Gaia-Enceladus’da, Samanyolu’nun derinliklerine gömüldü. Eğer Gaia galaksisinin 10 milyar yıl önce çarpışmasının ayrıntıları galaksimizde mevcut olsaydı, kim bilir başka neler ortaya çıkacaktı…


Çeviri: Universal-Sci

Ana Görsel: New Atlas

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir